Melen’de adrenalin dolu hafta sonu « Burhan Akdağ

25 Mayıs 2022 - 07:39

Melen’de adrenalin dolu hafta sonu

Sabahın 4’ü… Hava karanlık, dondurucu ve biz buz gibi sulara girmeye gidiyoruz. Bir yanım ‘Bahar, git yat sıcak yatağında’ diyor, diğer yanım …

Melen’de adrenalin dolu hafta sonu
Son Güncelleme :

16 Mart 2022 - 8:02

Sabahın 4’ü… Hava karanlık, dondurucu ve biz buz gibi sulara girmeye gidiyoruz. Bir yanım ‘Bahar, git yat sıcak yatağında’ diyor, diğer yanım uça uça gidiyor. Erken kalkan yol alır misali sabah 8.30’da rafting merkezindeyiz. Melen’de rafting yapmaya gidenler kahvaltı ve yemek dahil rafting merkezleriyle anlaşıyor. Bizim açık büfe kahvaltımız henüz hazır değil. O zaman ver elini yemyeşil doğada çiçek, böcek arasında sabah yürüyüşü. Hava hâlâ ısınmadı ama pilavdan dönenin kaşığı kırılsın…

Bölgede yürüyüş yapılacak en güzel rotalardan biri Dokuzdeğirmen Köyü’ne doğru giden yol. Melen Çayı kenarındaki yürüyüş yolunun özellikle de bugünlerde sunduğu bahar manzaralarının seyrine doyum olmuyor. Dönüşte, Melen Çayı kenarında hazırlanan kahvaltıyı görünce dudağımız uçukladı resmen. Ziyafet sofrası… Bazı kişiler havanın serinliğinden ve kahvaltının muhteşemliğinden raftingden vazgeçti hatta.

Ben aynen devam. Hafifçe yağan yağmura rağmen. Zaten defalarca değişik aylarda gittiğim halde bir kez bile güneşli haline denk düşememiştim. Kar varken dahi girdiğim Melen sularından yağmur nedeniyle kaçacak değildim. Hem zaten ıslanmaya gelmedik mi! Melen’deki rafting sezonu uzun ama en keyifli zamanı mart ve nisan ayları. Bu aylarda su en yüksek seviyesine ulaşıyor. O sebepten havaya çok takılmamakta fayda var.

Rafting heyecanı

İlk dalganın yüzümüze çarpmasıyla heyecan başladı ve mutluluk çığlıklarıyla kahkahalar
birbirine karıştı.

Kahvaltı sonrası giyinmek üzere tesiste herkes koşturmaya başladı. Yanınıza herhangi bir şey almanıza gerek yok. Kask, wetsuit, patik… Rafting tesislerinde her şey var. Bu kıyafetler rafting fiyatına dahil oluyor. Benim gibi çok üşüyorsanız verdikleri patiğin içine scuba çorabı, elinize eldiven giyebilirsiniz. Ayaklar verilen patiklerin içinde çok üşüyor çünkü. Bunlar tesisten karşılanmıyor. Verilen wetsuit kalınlığı 3 mm. Üstünüze bir rüzgârlık da giyerseniz hiç üşümezsiniz. Bunlar soğuk, güneşsiz havalar için önlem. Eğer hava güzelse zaten devamlı hareket halinde olduğunuz için asla üşümüyorsunuz.

Yiyip, içip giyindikten sonra sıra bilgilendirmelerde. Her botta bir rehber oluyor. Rehber katılımcılara kısa bir eğitim veriyor. Ayağın koyulması gereken yerler, komutlar, botta ne yapılması ve de en önemlisi ne yapılmaması gerektiği gibi konular anlatılıyor eğitimde. Bot üstünde rehber hocanın komutlarının uygulanması çok önemli. Aksi halde devrilme kaçınılmaz. Özetle mutluluğumuzun bozulmaması bize bağlı. Kuvvetli kürek çekmek de lazım. Melen, 3+1 zorluk derecesine sahip, amatörler için kolay bir parkur ve 13 kilometre uzunluğunda. Ben daha önce burada rafting yaptığım ve parkuru bildiğim için neyle karşılaşacağımı da biliyorum.

Çok mutluyum, heyecanlıyım. Eski bir dosta kavuşmuş gibi… Nehirden aşağı süzülmeye başladık. Eğitim hâlâ devam ediyor ve beklenen an olan ilk dalgaların yüzümüze patlamasıyla başlıyor. Heyecan… Buz gibi suyu yemenin şaşkınlığına mutluluk çığlıkları ve kahkahalar karışıyor ve bu bir süre böyle devam ediyor.

Uçmasam olmazdı

Güneşin çıkmasıyla her şey bir mucizeye dönüşüyor. Meğer güneşte rafting ne de güzelmiş. Girdapların gözüne gözüne salladık kürekleri. Zafer çığlıklarımız ve 10 kaplan gücündeki enerjimiz ve neşemizle parkuru tamamladık. Yetmedi, bittikten sonra bir de kendimizi buz gibi sulara attık. Başarmanın ve bir aksilik yaşamamanın verdiği mutlulukla şarkılar söyleye söyleye araçlarımızla konaklayacağımız tesise döndük.

Tesiste sıcak su, fön makinesi vs. her şey var ve buz gibi sulardan sonra ilaç gibi geliyor. Yemek hazır oluncaya kadar doğanın uyanışını fotoğraflamak için kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz yeniden. Dokuzdeğirmen’de minik şelaleler var. Tepelere tırmanıp sulardan geçiyoruz. Doğanın uyanışına tanıklık etmek ne kadar güzel…

Arıburunları, papatyalar açmış. Ve yine yağmur başlıyor. Yemek için tesisimize dönüyoruz. Her şey çok güzel. Yemeğin ardından sıra geliyor zipline yapmaya. Türkçesiyle yüksek bir noktadan çelik halatla emniyet kemeri takarak kaymaya. Yapmasam olmazdı. Birkaç saat önce içinde olduğum Melen’in üstünden geçmek çok güzeldi… Daha önce denemediyseniz bu adrenalin dolu turu öneririm. Evinize yeni bir siz olarak dönebilirsiniz. Yüzünüzü doğaya dönün, bırakın sizi iyileştirsin…

KAMP DA VAR TESİS DE

Bölgede konaklama seçenekleri alternatifli. Ben gittiğimde Nehirevi Rafting’i tercih ediyorum. Kiraladığı küçücük ahşap kulübelerin duvarları ısı yalıtımlı ve içinde mini bir soba var. O sobanın içi fındık kabuğuyla dolduruluyor ve siz restoran kısmında şömine keyfi yaparken birileri gidip sobayı ateşliyor. O minicik kulübelerde banyo da mevcut. Tesisin harika bir de köy kahvaltısı var. Çoğu ürünü kendileri yapıyor.

Ben kampçıyım diyenler için tesislerin bir kamp alanı da illaki oluyor. Kendi çadırıyla gidenden çoğunlukla ücret dahi alınmıyor. Öğretmenevi de konaklamak için bir seçenek. Tesislerde ATV safari, paintball gibi farklı etkinlikler yapmak da mümkün.

YORUM YAP