‘İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı iptal edilmeli’ « Burhan Akdağ

30 Haziran 2022 - 18:50

‘İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı iptal edilmeli’

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer, düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Sözleşmesini ve kadın …

‘İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı iptal edilmeli’
Son Güncelleme :

25 Nisan 2022 - 12:23

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer, düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Sözleşmesini ve kadın cinayetlerini gündeme taşıdı. Usluer, “Kadına yönelik şiddetle mücadele sadece avukatların ve kadınların görevi değildir. Yargıyı göreve davet ediyoruz. Danıştay’ı göreve davet ediyoruz. Bu karar iptal edilmelidir” dedi.

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili Gaye Usluer, partisinin Merkez Yönetim Kurulu gündemli basın açıklamasını gerçekleştirdi. Konuşmasında İstanbul Sözleşmesi’ni gündemine taşıyan Usluer, kadına yönelik şiddetle mücadele sadece avukatların ve kadınların görevi olmadığını söyledi.

“İLK 4 AYDA EN AZ 90 KADIN ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ”

Usluer, düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Sözleşmesini ve kadın cinayetlerini gündeme taşıdı. Usluer, “Kadın cinayetleri ve kadına şiddet ülkemizin en önemli sorunlarından olmaya devam ediyor. Bu yılın ilk 4 ayında en az 90 kadın erkekler tarafından katledildi. 68 kadının ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçti.

İktidar kadın cinayetleri ve şiddete karşı üç maymunu oynuyor. 6284 sayılı yasa uygulanmıyor. İçişleri Bakanı ‘kadın cinayetlerini azalttık’ diyor. Oysa şüpheli kadın ölümleri arttı. Kadın cinayetlerinin doğru istatistiklerine ulaşamıyoruz” dedi.

“CUMHURBAŞKANI KARARIYLA ÇIKILAMAZ”

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin sadece avukatların ve kadınların görevi olmadığını ifade eden Usluer, yargıyı, danıştayı göreve davet ederek, bu kararın iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Usluer şöyle konuştu:

“Hatırlayalım Türkiye, 20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldığını duyurmuştu. Danıştay’da yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle açılan davalarda kararın hukuksuz olduğu, kanunla yürürlüğe giren uluslararası sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çıkılamayacağı ifade edildi. Şu ana kadar davalarda yürütmeyi durdurma talepleri reddedilirken, fesih işleminin iptali konusunda karar çıkmadı.

Danıştay 10. Daire, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali istemiyle açılan davaları 28 Nisan’da görüşecek karara bağlayacak. Biz de İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararıyla çıkılmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğuna inanıyoruz. Bu dava aynı zamanda bir laiklik, hukuk ve adalet meselesidir. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin sadece avukatların ve kadınların görevi olmadığını değildir. Yargıyı göreve davet ediyoruz. Danıştay’ı göreve davet ediyoruz. Bu karar iptal edilmelidir.

Danıştay 10. Daire, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali istemiyle açılan davaları 28 Nisan’da görüşecek ve karara bağlayacak. Biz de İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararıyla çıkılmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğuna inanıyoruz. Bu dava aynı zamanda bir laiklik, hukuk ve adalet meselesidir. Kadına yönelik şiddetle mücadele sadece avukatların ve kadınların görevi değildir. Yargıyı göreve davet ediyoruz. Danıştay’ı göreve davet ediyoruz. Bu karar iptal edilmelidir.”

“BU YIL DA GÖREVLERİNİN GEREĞİNİ YAPMADILAR”

Konuşmasında 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına da değinen Usluer, “23 Nisan günü, sabahın erken saatlerinde devlet erkanı bu yıl da görevini yaptı. Anıtkabir ziyaretini gerçekleştirdi. Ülkenin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı alışıldığı üzere ne Anıtkabir’de ne de TBMM’deki törenlerde yoktu.

Bu yıl da görevlerinin gereğini yapmadılar. Devlet erkanının Anıtkabir ziyareti görevlerini tamamlamasının ardından yurdun dört bir yanından Ankara’ya gelen vatandaşlarımız ve çocuklarımız akın akın Anıtkabir’e Ata’larını ziyarete koştular. Coşkuyla, minnetle ve bağlılıkla… Bir kez daha söz verdiler. Hem bugünümüz için hem de yarınımız için. Birlikte umudu büyüttüler” dedi.

“23 NİSAN’DA YİNE KARANLIKTAYDIK”

TBMM’nin Genel Kurul Salonu’nda büyük harflerle ve büyük puntoyla ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ yazdığını, ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesinin TBMM’nin varoluşunun da temel dayanağını oluşturduğunu ifade eden Usluer, “2017 referandumu ile değişen rejim tek kelimeyle özetlersek ‘Tek adam rejimi’dir. Yeni rejimde TBMM, 600 milletvekilinin işlevsizleştirildiği sembolik bir onay makamına dönüştürüldü.

Anayasamızda hala yazılı ama laiklik rafa kaldırıldı. Demokratik parlamenter sistemden tek adam sistemine geçtik. Demokrasimiz artık ‘çoğunluk’ temelli değil. Partili Cumhurbaşkanı hem yürütmeyi tek başına oluşturuyor hem yargıya egemen hem de yasamanın ortağı. TBMM’nin yasama yetkisi nerede? TBMM’yi yürütmeyi denetleyebiliyor mu? Hayır! İşte bu nedenlerle bu yıl 23 Nisan’da yine karanlıktaydık” diye konuştu.

“YENİDEN EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİN OLACAK”

Siyasal İslamla mücadele ederek ‘karanlıktan aydınlığa’ çıkacaklarını belirten Usluer, “100 yıl önce tüm fikirlerin özgürce tartışıldığı meclisten, hakimiyetin meclisten saraya devredildiği hakimiyetin milletten tek adama devredildiği karanlıktan bahsediyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yıl dönümünde 23 Nisan 2023’de hem 100. yıldönümü kutlamalarını hem de karanlıktan yeniden aydınlığa çıkışımızı kutlayacağımıza inancımız tam.

Hep birlikte dayanışarak umudu birlikte büyüterek yeniden ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletin’ olacak. Karanlıktan aydınlığa nasıl çıkacağız? Siyasal islamla mücadele ederek. Toplumdaki derin ekonomik krizi ortadan kaldırarak. Eşitsizlikle mücadele ederek. Demokrasimizin önüne engel koyan dinci gericilikle mücadele ederek.

Siyasal islamla amasız fakatsız mücadele ederek. Laikliğin, demokrasinin tesisinde ve sınıf mücadelesinde en önemli unsur olduğunu unutmadan karanlıktan aydınlığa çıkacağız” şeklinde konuştu.

YORUM YAP