Gündem

Eskişehir Tarım Platformu’ndan çağrı: Süt inekleri kesilmesin

Eskişehir Tarım Platformu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hükümetin kesilen hayvanlarla ilgili kesimi ve satışı yapılan sığır başına 2 bin 500 TL destek verecek olmasını eleştirdi. Platform Sözcüsü Mehmet Kızılinler, kararnamenin damızlık inek kesimini etkileyeceğini belirtti.

Eskişehir Tarım Platformu tarafından yapılan açıklamada, tüm uyarılara rağmen hayvancılık konusundaki krizin derinleşerek devam ettiği belirtidi.

“MERKEZİ HÜKÜMET VAR OLAN DURUMU ANLAMAMAKTA”

Akaryakıt ve yem fiyatları başta olmak üzere her geçen gün artan maliyetlerin ve sosyal alanda kırsal kesimi öteleyen politikaların, hayvancılık konusunda krizi geriye dönülmez bir hal almasına sebep olduğunu ifade eden Eskişehir Tarım Platformu Sözcüsü Mehmet Kızılinler,

“Merkezi hükümet var olan durumu hiç anlamamakta ve almaya çalıştığı önlemlerle durumu içinden çıkılamaz hale getirmektedir.

Örneğin yeni çıkan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile hepimizin üretime destek verin dediğimiz noktada hükümet kesilen hayvanlarla ilgili kesimi ve satışı yapılan sığır başına 2 bin 500 tl destekleme ödeyeceğini açıkladı.

Hem de kararnamenin damızlık inek kesimini nasıl etkileyeceğini hiç düşünmeden” dedi.

“SÜT MİKTARI YÜZDE 8,4 AZALDI”

Eskişehir Tarım Platformu paydaşları olarak bu kararnameden en azından dişi hayvanlarla ilgili bölümünün çıkarılması gerektiğini ifade eden Kızılinler şunları söyledi:

“2021 Ocak ayında toplanan süt miktarının 2020 yılına göre yüzde 5,7, 2022 yılında toplanan süt miktarınınsa 2021 yılına göre yüzde 8,4 azalmış olmasına rağmen gerekli önlemler alınmamış, buda damızlık süt ineklerinin hatta gebe sığırların ve ülkenin gelecekte süt ineği ihtiyacını karşılayacak düvelerinin kesilmesine sebep olmuştur.

Tüm bu kriz ortamında buzağı ve kuzu ölümleri konusunda da gerekli önemler alınamamıştır.  Bu ise bahar aylarında buzağı ve kuzu ölümü konusunda bariz bir artışa sebep olmuştur.

Kesilen her ineğin yılda 10.000 litre süt kaybına ve ölen her bir buzağının 300 kilogram karkas kaybına sebep olacağını düşünürsek 2023 yılında üretim konusundaki oluşacak zafiyeti tahmin etmek güç değildir.”

“ÜRETİMDE MALİYETLER EN AZA İNDİRİLMELİ”

Ziraat konusunda olduğu gibi hayvancılık konusunda da alınacak kısa vadeli önlemlerle birlikte yapısal olarak uzun vadeli tedbirlerinde alınması zorunlu olduğunu vurgulayan Kızılinler yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

* Öncelikle akaryakıt ve elektrik konusunda üreticilere pozitif ayrımcılık yapılmalı üretimdeki maliyetler en aza indirilmelidir.

* İşletmelerde kullanılacak yem üretimi konusunda gerekli planlamalar yapılmalı yem yeterli miktarda üretilip uygun maliyetle işletmelere temin edilebilmelidir.

* Üreticilere SGK primleri konusunda kolaylıklar sağlanmalıdır.

* Tüm bu kısa vadeli önemler yanında ülke hayvancılığı konusunda uzun vadeli planlamalarında bir an önce yapılmalı, çağdaş ve bilimsel bakış açısı ile tarım tekrar planlanmalıdır.

* Böylelikle; kriz yönetimi şeklinde ‘yağ fiyatları yükseldi müdahale et, et ve süt fiyatı el yakıyor önlem al’ tarzında değil, öngörü ile hareket edilip gerekli planlamalar yapılarak hareket edilebilir.

* Meraların ıslahı, yapılaşmanın önüne geçilmesi ve ülkenin farklı coğrafi bölgelerinde yapılacak üretimin farklı şekilde planlanması sağlanabilir.

* Böylelikle; ülke içerisinde ekimi yapılmayan binlerce dönüm tarım arazisi üretime kazandırılabilir.

* Böylelikle; yapılacak sosyal iyileştirmelerle genç nüfusun tarım sektörüne yönlendirilmesi sağlanabilir.

* Böylelikle; ülkenin ziraat fakülteleri ve veteriner fakültelerin de yetişen genç meslek insanlarına üretimin içinde daha fazla yer verilmesi ile tarımın daha bilimsel metotlarla yapılması sağlanabilir.

* Ve böylelikle; içerisinde dört mevsimin yaşandığı, üç tarafı denizlerle çevrili tatlı su konusunda yetersizliği bulunmayan ülkemizin kendi kendine yetip yetmediği yerine dünya tarım devlerinin arasındaki yerini değerlendirebiliriz.

 

Başa dön tuşu