Gündem

Davutoğlu, ‘Gelecek Adalet Modeli’ni açıkladı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gelecek Adalet Modeli’ni kamuoyuna açıkladı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında, partisinin hazırladığı ‘Yargıda Yapısal Reform: Gelecek Adalet Modeli’ raporunu kamuoyu ile paylaştı.

Davutoğlu, adaletin olmadığı bir yerde milli bekadan bahsedilemeyeceğini belirterek, “Bugün de Türkiye’de hepimizin en fazla üzerinde düşünmesi gereken; kamuoyu anketlerinin tümünde adalete güvenin, kurumlara güven anlamında en alt düzeyde seyrediyor olmasıdır. Her şeye güven sorunu duyulabilir ama adalete güven zayıfladığı anda toplumu bir arada tutan maya çözülür ve dağılır” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamaları ise şöyle:

*Adalet sistemindeki yanlışlık, eksilik ve başarısızlıkların birçok nedeni vardır.

*Bilimsel, toplumsal ve teknik olarak yeterli ön hazırlık yapılmadan hayata geçirilen düzenlemeler, yargı mensupları başta olmak üzere kamu gücünü elinde bulunduranların yeniliklere ve dönüşüme karşı gösterdikleri dirençler, siyasetin yargı üzerinde yürüttüğü baskılar, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanamaması, hukuk eğitimi başta olmak üzere alt yapı ve fizikî eksiklikler, hukukun üstünlüğüne olan inanç ve demokratik bilinç yetersizlikleri bunlardan bir kısmıdır.

*Tüm iktidarlar adalet sorununun esasına yönelik doğru politikalar yürütmek yerine uygulanması daha kolay ve genel geçer kuralları hukuki metinlere yeniden ve yeniden yazmak suretiyle sorunları halının altına süpürerek halkı oyalamayı tercih etmişlerdir.

*Vatandaşlarımız ise adliye kapılarında ömürlerini tüketmelerine rağmen adalete ve hakka erişmeleri mümkün olamamaktadır.

*Gelecek Partisi olarak ülkemizin adalet ilkesine dayalı, hukuk devleti anlayışı ile düzenlenmiş kapsamlı bir yapısal yargı reformuna ihtiyaç duyduğuna inanıyoruz.

*Bu bağlamda geliştirdiğimiz “Gelecek Adalet Modeli” ni üç ana sütun üzerine oturttuk: adalet ilkesinden hukuk devletine geçişi sağlayacak zihniyet devrimi, hukuk devletini yaşanır hale getirecek yapısal yargı reformu ve yargı işleyişini etkin kılacak süreçlerle ilgili eylem planı.

*Öte yandan, hem partimiz mensubu hem de dışarıdan çok sayıda seçkin hukukçu ve öğretim üyelerinin görüş ve tecrübeleri çerçevesinde oluşturulan ve Partimizin tek başına iktidara geldiğinde adalet sisteminin iyileştirilmesi yönündeki taahhüdü olan bu çalışmada belirtilen bazı görüşler, 28 Şubat 2022 tarihinde altı parti tarafından imzalanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakatından ayrışma anlamı taşımamakta olup, partimizin söz konusu mutabakata bağlılığı güçlü bir şekilde devam etmektedir.

Davutoğlu, zihniyet yenilenmesi için aşağıdaki maddelere ihtiyaç duyduklarını kaydetti:

*Hukuk fakültelerinde eğitim süresi 5 yıla çıkarılacak, yeterli altyapısı bulunmayan ve verilen sürede gerekli akademik kadro ve fiziki altyapıyı tamamlamayanlar kapatılacaktır.

*Hukuk mesleklerine kabul süreci yeniden düzenlenecek, mesleğe yeni başlayanlar yazılı meslek sınavı sonucu ile mülakata tabi tutulmaksızın hakim yardımcısı, savcı yardımcısı, avukat yardımcısı olarak istihdam edilecektir.

*Hakim, savcı ve avukatlığa geçiş söz konusu yardımcıların katılabileceği yazılı sınav sonucuna göre mülakat yapılmaksızın  gerçekleştirilecektir. Böylelikle mezunların yeterli mesleki tecrübeyi kazanması temin edildikten sonra ehliyet ve liyakate dayalı olarak mesleğe başlaması sağlanacaktır.

Yapısal yenilenme için de Davutoğlu, şu maddeleri sıraladı:

“Hakimler Yüksek Kurulu kurulacak, kurulun özerkliği ve bağımsızlığı teminat altına alınacaktır.

*Kurul üyelerinin farklı kaynaklardan seçilmesinin yanı sıra, TBMM, Adalet Bakanlığı, Yargıtay, Danıştay ve TBB’nin kendi adaylarını doğrudan seçmesi ve seçici hiçbir organın kurulda çoğunluğu sağlayacak sayıda üye belirleyememesi, yargı bağımsızlığının teminatını ve çoğulculuğu sağlayacağı gibi Kurulun demokratik meşruiyetini de sağlam bir zemine oturtacaktır.

*Her il çevresinde bir Mahkeme Başkanlığı kurularak yargısal faaliyetlerin yerinden ve etkili bir şekilde yönetilmesi sağlanacaktır.

*Adli kolluk teşkilatı hukuk fakültesi mezunlarından seçilerek hukuka aykırı gözaltı, hukuki niteleme ve fezleke düzenlenmeleri önlenecektir. Yargılamada iddia ve savunma makamları eşit hale getirilecektir.

*Çoklu Baro uygulamasına son verilerek Tekli Baro sistemine geçilecek, ancak yönetimde nisbi temsil sağlanacaktır.

*Devlete karşı işlendiği iddia edilen suçlar dahil olmak üzere her türlü ayrımcı uygulamaları ortadan kaldıracak, Türkiye’nin toplumsal barışı ve kardeşliğine katkı sağlayacak, açık, sade, kolay anlaşılır bir infaz ve tahliye sistemi öngören; çağdaş, mağdurun hakkını korurken mahkumun da ıslahına odaklı, tutuklu ve mahkumların başta sağlık ve can güvenlikleri ile insan onur ve ihtiyaçlarını tam anlamıyla temin edecek temel hak ve özgürlükleri koruyan, uluslararası sözleşmelere uygun yeni bir ceza infaz kanunu yürürlüğe sokulacaktır.

Anayasa yargısı ve mahkemesinin düzeltilmesi yolunda da şu adımlar atılacak:

*Anayasa Mahkemesi’nin 17 üyeden oluşması, üyelerin 45 yaşını tamamlamış olması ve en az 8’inin kadın olması zorunluluğu getirilmiştir.

*Mahkeme, bir genel kurul ve üç daire halinde çalışacaktır. Üyelerin tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilecektir.

*Bir siyasi partinin kapatılması veya hazine yardımından yoksun bırakılması, ancak o siyasi partinin şiddeti, hedeflerine ulaşmak için bir araç haline getirmesi durumunda söz konusu olabilecektir.

*Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bir siyasi parti aleyhine kapatma veya hazine yardımından yoksun bırakma istemiyle dava açabilmesi için TBMM Genel Kurulu’nun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar vermiş olması şartı getirilmiştir.

*Ayrıca bu karar öncesinde kapatma veya hazine yardımından yoksun bırakma talebinin, Anayasa, Adalet ve İnsan Hakları Komisyonları’nın birleşik toplantısında görüşülüşlere bu komisyonların toplam üye sayılarının üçte ikisi ile karara bağlanması öngörülmüştür.

*Siyasi partiler aleyhine açılan davalarda Anayasa Mahkemesi, üye tamsayısının üçte ikisiyle karar verebilecektir.

Davutoğlu, süreci yenilemek için de atılması gereken bazı adımları şu sözlerle anlattı:

*Siyaset, sosyal medya kampanyaları ve sivil toplum kuruluşlarının yargılamayı etkileme faaliyetleri kesin olarak engellenecektir.

*Tutuklama kararlarının etkin bir şekilde denetlenmesi için her türlü yasal ve idari tedbirler alınacaktır.

*Başta işkence ve kötü muamele olmak üzere adil yargılamayı ve adalete erişimi engelleyen insan haklarına ve hukuka aykırı hiçbir uygulama veya yönteme müsaade edilmeyecektir.

*CMK görevlendirmeleri ve özellikle sorgu aşamasında yapılan işlemlerin önemine uygun olarak savunma hakkının gereği gibi kullanılması ve adil yargılanma hakkının temini için avukatlara hukuki ve idari her türlü destek sağlanacaktır.

*Arama, el koyma, tutuklama ve adli kontrol kararlarını vermekle görevli Sulh Ceza Hakimlikleri kaldırılıncaya kadar bu mahkemeler üzerlerindeki mevcut savcılık ve kolluk baskısına son verilecek, hakimliğin denetleme fonksiyonu güçlendirilecektir.

*Adli tatil kaldırılacaktır. Yargılama pahalı bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılarak, harç ve vergiler makul seviyelere çekilecektir.

 

 

Başa dön tuşu